24.6.06

......... İnsanlar neden ikinci çocuğu yaparlar?

Aklımda dolanıp duran soru bu son zamanlarda…Naçizane bir iki cevap buldum..

Birincil neden insanın hayat denen yolculukta canından çok sevdiğine artık yoldaşlık yapamayacağı zamanların da geleceğinin bilincinde olması olsa gerek.…

Sizi bilmem ama en azından benim birincil sebebim bu olurdu…

Ben gideceğim, babası gidecek… Geriye kim kalacak? Kızım yalnız kalmasın…

İkincil sebep ise gelecek zamanlara ait bir kaygıdan başlangıç bulmuyor, şimdiki zaman ile ilgili….

Çocuklar bilmeden de olsa insanın bam teline basmayı iyi beceriyorlar onu tecrübe ediyorum şu aralar…Çok değil geçen hafta öğrendi öpmeyi ama elindeki mama katalogunu süsleyen bebek resimlerine verdiği öpücükler bize bahşettiklerinden fazla…

Elinde katalog dudağında öpücükler oturuyor..Ben onu uzaktan seyrediyorum. Sonra birden aklına düşüyorum. Bu sevginin vereceği hazzı benimle de paylaşmak istiyor. “Buccccuuu,” diyor ve yerinden fırlıyor, gelip bebekleri bana da öptürüyor. Etme be gül kızım…

Nehir şimdilik kardeş niyetine evin dört ayaklısı ile idare etmek zorunda… Öpücüklerden Mırnık da nasibini bol bol alıyor… Ancak Mırnık da geleceğe dönük uzun zamanlar sözü veremiyor kızıma… Zaten verse ne olacak?

Şimdiye kadar ki sebepler hep yalnızlıkla ilgili: Yalnız kalmasın, ne çocuklukta ne gelecekte, diye özetleyebiliriz bunları.

İşin bir de çocuğun kişiliğine katkıda bulunmayı amaçlama yönü var:
Tek olmasın,- paylaşmayı öğrensin, kendisini dünyanın merkezi sanmasın. Prenses (ya da prens) doğup hayatın iltimassızlığı karşısında kurbağaya dönmesin türü…

Bunun ne demek olduğunu anlayan anlamıştır… Hem de yaşayarak… Sanırım hepimiz evrenin de evimiz kadar “biz merkezli” olacağını zannettik çocukluğunuzda… Gerçi her şey bakış açısına bağlı…

Hatırlayın, ne demişti kendisine dünyanın merkezi neresi diye soran bir köylüye Nasreddin Hoca?
---Aha tam işte burası…

Hepinizin bildiği gibi köylü de Ç
---Olur mu hiç öyle şey canım,
Demişti…

E bu lafın arkasına edilebilecek en güzel söz yine Hoca’dan
—İnanmıyorsan ölç…


Ben ölçtüm biçtim, tarttım Hoca’nın haklı olduğuna karar verdim.
Evet, merkez burası. Çünkü ahanda tam işte burada ben ya da söz konusu hayat seninkiyse sen durmaktayım/ durmaktasın…VE/veya herkes kendi hayatının başrol oyuncusudur. Budur Hoca’nın demek istediği… Ancak bazı filmler aksiyon filmi, bazıları kimilerinin deyimiyle “aman beeee, ne çok felsefe yapmışlar – vır vır vır habire konuştular, e tabi yok ki adamlarda Hollywood teknolojisi,” filmi….

Teknoloji benzetmesini “imkan” diye nitelendirirsek işte kimilerinin hayatı imkanlarla dolu…. Onlar sıra dışı hayatlar yaşıyorlar….Kimileri ise imkansızlıktan olsa gerek oturdukları yerde bol bol felsefe yapıyorlar. Bakınız “Anlatanne”…..
Vır vır da vır vır.


NEyseki vır vırlamayı çok seven Fransız filmlerinin bazıları gerçekten izlemeye, gözlemeye, dinlemeye ve her şey bittikten sonra yatağında kendi düşüncelerinle baş başa kaldığında tekrar düşünmeye değer….
Eğer bir aksiyon filmi olamıyorsam bir Fransız filmi olmak istiyorum. İçinde Julliet Binoche olan mümkünse :)) Ve Binoche’u ben olan …..

Ben kızımın hayatının nasıl bir film’e dönüşeceğini bilmiyorum. Ayrıca aslında belki de onun için bir aksiyon düşünüyor olduğumu da sanmıyorum…. VE en iyisinin de aksiyon filmleri olduğunu da…..

Kendi hayatının senaryosunu yazarken filmin her şeyden bahsetmesini nasıl sağlar bilmiyorum… Ama eğer birden fazla evladım olursa her birinin senaryoların a yapacağım katkının biraz daha bölünüp azalacağını biliyorum (imkanlar dahilinde)…..

Ve susup oturuyorum…

Not: Neden ikinci çocuğu yaparlar soruma daha verecek birkaç cevabım daha vardı….Ama boş verdim gitti…….. Posted by Picasa

18 comments:

Mutfak Robotu said...

Ben yokken yine yazılar dizilmiş. Doyasıya okumak için zamanı kollamak zorunda olduğum bir dönem.
Fırsat yarattığım anlardan biri işte !

Kızım doğduktan sonra ve büyüme evresinde insanlar çılgın olmalılar 2.nciyi isteyerek. Nasıl başa çıkılır? diye ben de düşünüyordum. Hem kendi yaşımın ilerliyor olması,hem çevremizdeki tanıdıkların rahatsızlıklarının artması ve o hastalık anında ne kadar çok evlat olursa o kadar çok birbirlerine yardımcı olacaklarına karar verip, bu haksızlığı kızıma yaşatmamalıyım dedim. Yani birincil sebepten ötürü ben de ikiciyi düşünür oldum.Henüz yaşama geçirmişliğim yok ! Hala bir yanım cesaret işidir kızım bu, delirdin mi ? demiyor değil hani !! :)

sevenmami said...

var mı çok yakınınızda bir tek çocuk?varsa dinlemişsinizdir bol bol şikayetlerini.bildiğim bütün tek çocuklar kardeşsizlikten fena halde yakınır.en yakınımda, kuzenim üstelik birlikte büyüdük -aynı evin içinde- anneannem bakardı bize.ve inanın kardeşimden hiç farkı yoktur benim için.onun bile burnunun direği sızlar kardeş diye.çok çocuğu olsun ister, hatta mümkünse ikiz diye inler durur.benim de hiç gözüm yemiyor 2 numaralı canavarı ama bunları bilmenin baskısı...bu baskı kandırır belki bir gün beni:)

yasemin said...

bende de vardır bi ikiz takıntısı. isterim yani olmasını. benimki sırf cem kardeşsiz kalmasın diye değil, kendim için istiyorum daha çok. zor olduğu kesin ama ne kolay ki?

Binnur Akhun Önen said...

Sevgili Robot,BEnim korkum olsundu olmasındı derken treni kacırmak aslında...
Hadi ben hala dogum sonrası travma halindeyim :) bari sen biran evel karar ver :)
(Aman şaka yapıyorum, sakın sonra faturayı bana çıkarma :) Zaten bu faturanın ilk 9 ay cıkacagını da sanmıyorum ya... YAni dogumdan sonraki ilk 9 ay.. Sonrasında bu canavarlar tatlı tatlı, milim milim anne delirtiyorlar, hani benim su donemlerim, işte o zamandan bahsediyorum :)

Binnur Akhun Önen said...
This comment has been removed by a blog administrator.
Binnur Akhun Önen said...

Sevenmamicim,
evet tek cocukları goruyorum ve biraz da bu yuzxden yapsam mı acaba diyorum....GErcekten yalnızlık zor is , ama her kardes de can yoldası olmuyor ki...
AMA bazı hemcinslere bakıyorum, ah diyorum ah mutlaka yapmalıçç iyi ama hemcins olmayabilirler, olsalar da anlasamayabilirler...
AMan dusundukce oturup kalacaz galiba...

Binnur Akhun Önen said...

Sevgili Yasemin,
sanırım hayatının bir döneminde tüm kadınlarda ikiz takıntısı olmustur.
Ancak ben bir tanesini buyuturken ikiz analarına ne cok saygı ve bir anlamda "acıma" hissi duydum anlatamam. Bunda benim yaramaz kızımın payı cok buyuk tabi. Allah kızıma uzun omur ve sans versin. Ancak Nehir'den bir tane daha, hem de aynı yaşta brrrrrrrrr.....

everything_about_me said...

Ben ikinci çocuğu kesinlikle istiyorum tabi Allah nasip ederse ben hayatım botunca kalabalık ailelere imrendim durdum ve kesinlikle 2.lerin ilk ler kadar zor büyümediğini biliyorum hayırlısı.Aslıya olan hamileliğim ikiz başlamıştı 16.haftada 1 kız bir erkek olduklarını öğrendiğimizde ki sevinç 6.ayın sonunda diğer bebeğin(Ardanın)kalbinin durmasıyla yerini çok büyük üzüntü ve korkulara bıraktı Aslıyı büyütürken ötekini düşünmeden edemedim ama genede hep şükrettim Aslıyı sağlıkla kucağıma aldım diye...

Binnur Akhun Önen said...

Sevgili Everything,
yazını okumaya başlar başlamaz dileğin için otomatik bir amin cıktı agzımdan. Umarım2. bebegini de kucagına alırsın.
Arda için üzülmemek elde degil. Ancak bu dunayda icecek suyu olan dogar derler...
Bir de ikinci coucklarıncok daha rahat buyudugu ile ilgili fikrin biraz icime su serpti. Bu dogru :) ve bunu hatırlamam da iyi oldu :)

dr.arzu said...

Binnurcum merhaba!Ben hep tek çocuk olayına soğuk bakmışımdır(belli olmuyor hiç di mi?).2 tane düşünürdük hep eşimle.İkizler gelince ''Tamam'' dedik ''Ne güzel işte!''.Ama o kadar değilmiş.Bir kaza sonucu 3. de geldi.İkizlerin tek bir çocuk gibi büyüdüğünü varsayarsak gerçekten de ufak çok daha kolay geldi bize,üstelik ikizlerin temposu devam ederken.O yeme problemsiz,uykusu gelince bir yerde sessice sızıp kalan bir çocuk.Ben otoyolda gıcır gıcır kaydığımı söyleyemem annelik açsından ama birçoklarına göre şanslıyım.Tek çocukların paylaşmaktan uzak ve yalnızlığın verdiği hırçınlıkla dolu olduğunu gözlemledim genelde.O yüzden arkadaşlarımın da kafasına girmişimdir hep.Hiç pişman olup da ''Bana ne yaptın?''diyen olmadı.Gerçi bana bakıp kendilerini şanslı sayıyorlardır.Bence hiç,ama hiçkimse cinsiyeti farklı da olsa bir karındaşın yerini tutamaz.Çocukken bırak kavga etsinler,biz de öyleydik.Şimdi kızkardeşimle de erkek kardeşmle de hemen hemen aynı şekilde yakınım.Birbirimiz olmadan birşey yapmak kötü hissettiriyor.Ama çocukken hiç anlaşamazdık.İşte böyle.Ve bir tavsiye daha.2.yi düşünüyorsanız fazla ara vermeyin.Nehir yaşı yakın birinin varlığında seninle olan bu sıkı fıkı(!)bağını koparacaktır.İnan bana.

Binnur Akhun Önen said...

Arzucum,
BU sayfa sayesinde bir istatistik yapmış gibi hissediyorum kendimi (ki sonucu beni yönlendiren)
bu gidisle bir cocuk daha yaparsam sasırmayin..
Hokus pokusdurumu degil tabi bu.
Düsüne düsüne elde var sıfır olacak ondan korkuyorum.
ama 3 cocuktan sonra bile böyle iyimser konusanlara bayılıyorum. demek korkacak bir sey yok :)

dr.arzu said...

İyi bari haberlerini bekliyoruz:))

Binnur Akhun Önen said...

VAlla Arzu,
dün gece (evet gece- bu cocuk bugunlerde iyice aktiflesti) 2 cocuklu bir jkadınla sohbet ettik de benim niyet yine geriye geriye gitti :)
Zaten sigorta kapsamı meselelerinden 2007 den evel hamilelik haketmiyorum :)
yani daha coook dusunme payım var :)

sarıgül said...

Merhaba, İkinci çocuk konusundaki karasızlıklarınızı gayet iyi anlıyorum. Çünkü ben de yaşadım. Şunu da hemen belirteyim; bu konuda ne kadar çok düşünürseniz, bu fikirden o kadar uzaklaşacağınız düşünücesindeyim. Çünkü zaman geçtikçe tek çocuğun rahatlığına alışıyor insan ve yeniden küçük bir bebekle ilgilenme fikri gittikçe daha zor gelmeye başlıyor.
eğer niyetiniz varsa bir an önce karar verip harekete geçmenizi öneririm. hem yaşları yakın kardeşler birbirlerine arkadaş oluyorlar ve anne babayı daha az yıpratıyorlar, hem de ikisi birden büyüyüp aradan çıkıveriyorlar.

Tabii böyle ahkam kesmek kolay diyebilirsiniz. Ama ben de aynı yollardan geçtim. o kadar zor bir hamilelik ve doğum yaşadım ki kızım doğduktan sonra ikinciyi düşünemedim bile. Kızım şimdi 5 yaşında ona bir kardeş gerek biliyorum, o da çok istiyor. Ama benim gözüm kesmiyor artık. aralarında 2-3 yaş fark olsaydı çocukken de arkadaş olabilirlerdi ama şimdi çok zor. Ancak büyüdüklerinde; o da karakterleri çok farklı değilse.

sarıgül said...

Merhaba, İkinci çocuk konusundaki karasızlıklarınızı gayet iyi anlıyorum. Çünkü ben de yaşadım. Şunu da hemen belirteyim; bu konuda ne kadar çok düşünürseniz, bu fikirden o kadar uzaklaşacağınız düşünücesindeyim. Çünkü zaman geçtikçe tek çocuğun rahatlığına alışıyor insan ve yeniden küçük bir bebekle ilgilenme fikri gittikçe daha zor gelmeye başlıyor.
eğer niyetiniz varsa bir an önce karar verip harekete geçmenizi öneririm. hem yaşları yakın kardeşler birbirlerine arkadaş oluyorlar ve anne babayı daha az yıpratıyorlar, hem de ikisi birden büyüyüp aradan çıkıveriyorlar.

Tabii böyle ahkam kesmek kolay diyebilirsiniz. Ama ben de aynı yollardan geçtim. o kadar zor bir hamilelik ve doğum yaşadım ki kızım doğduktan sonra ikinciyi düşünemedim bile. Kızım şimdi 5 yaşında ona bir kardeş gerek biliyorum, o da çok istiyor. Ama benim gözüm kesmiyor artık. aralarında 2-3 yaş fark olsaydı çocukken de arkadaş olabilirlerdi ama şimdi çok zor. Ancak büyüdüklerinde; o da karakterleri çok farklı değilse.

sarıgül said...

Merhaba, İkinci çocuk konusundaki karasızlıklarınızı gayet iyi anlıyorum. Çünkü ben de yaşadım. Şunu da hemen belirteyim; bu konuda ne kadar çok düşünürseniz, bu fikirden o kadar uzaklaşacağınız düşünücesindeyim. Çünkü zaman geçtikçe tek çocuğun rahatlığına alışıyor insan ve yeniden küçük bir bebekle ilgilenme fikri gittikçe daha zor gelmeye başlıyor.
eğer niyetiniz varsa bir an önce karar verip harekete geçmenizi öneririm. hem yaşları yakın kardeşler birbirlerine arkadaş oluyorlar ve anne babayı daha az yıpratıyorlar, hem de ikisi birden büyüyüp aradan çıkıveriyorlar.

Tabii böyle ahkam kesmek kolay diyebilirsiniz. Ama ben de aynı yollardan geçtim. o kadar zor bir hamilelik ve doğum yaşadım ki kızım doğduktan sonra ikinciyi düşünemedim bile. Kızım şimdi 5 yaşında ona bir kardeş gerek biliyorum, o da çok istiyor. Ama benim gözüm kesmiyor artık. aralarında 2-3 yaş fark olsaydı çocukken de arkadaş olabilirlerdi ama şimdi çok zor. Ancak büyüdüklerinde; o da karakterleri çok farklı değilse.

Binnur Akhun Önen said...

Sarıgül merhaba
ikinci cocuk icin bence sen de gec kalmıs sayılmazsın. Annem ile küçük kardesi arasında 16 yas fark var ve birbirleri ile cok iyi anlasırlar.
Ayrıca 5 -6 yas ancak ergenlige girince biri sorun olur. Ergenlik bariyerini iisi de atlattıktan sonra, yani bir hayat boyu cok iyi arkadas olacaklarına eminim.
BEnim derdim yaş farkından ziyade mali anlamda her ikisine de arzu etttigim kadar yetebilmek :)

Anonymous said...

Sadece birinciye kardes olsun diye ikinciyi dogurmak. Cok mantikli gelmiyor bana. Ustun Dokmen hocanin cok guzel bir yazisi var tek cocuk konusunda. Okumanizi tavsiye ederim. Diyor ki "Birinci cocugunuza diyeceksinizki seni cok istedik, sen ask cocuguydun, ikinciyede senide abine kardes olsun diye yaptik". Tabiki boyle denmez ama yinede altta yatan bu dusunce.
Fakat bazi insanlar vardir ki hep cok cocuk isterler. Onlar bence ikinciyi hatta ucuncuyu yapsinlar. Bende buyuk aileleri seviyorum ama cocuk bakimi ve buyutmesi cok buyuk sorumluluk istiyor. Yas 35e yaklasirken bu tur kararlari almak cok zor. Yakininizda size yardimci olabilecek anne veya aile buyukleri varsa isiniz biraz daha kolay. Benim yanimda kimsem yok. Cok zorlaniyorum.

Kardes meselesine gelince etrafta kardesleriyle iyi gecinen cok az insan var. Gunluk hayatin kosturmacasi arasinda kisa bir iki telefon, hal hatir sorma. Sonra kendi dunyalarimizda kaybolusumuz. Ne kadar yakin olunuyor o da ayri bir yazi konusu olur herhalde. Onu da senden bekliyoruz Binnurcum.
Sevgiler, Serpil