10.6.06

.......Elbette ki ikinci gruba giriyorum: Çalışmayı bırakmış anne…

VE yazıyı okurken nasıl da görmüş-geçirmiş nineler gibi başımı sallıyorum….

“Geçmiş kuşaklara oranla günümüz annelerinin işi çok daha zor…” diyor,

(Bunun tersini düşündüğüm anlar da yok değil tabi… Çok değil 30 yıl eveli annelerinin elleri kaynamakta olan suda kakalı bez yıkarken az haşlanmamış…Al- sar-at bezler, otomatik bulaşık ve çamaşır makineleri hak getire… Şimdi gibi bir değil en az iki çocuğun normal sayıldığı zamanlar onlar. 2. yi yapmayana tembel gözü ile bakıyorlar…Öyle bebekler için hazır giyim de bugünkü gibi değil, karnı burnunda, bir önce doğmuş bebesinin tulumlarını kendi elceğizi ile diken kadınlar bizim gibi “ ay sezeryan mi olsaaaaam?” deme lüksüne de pek sahip gözükmüyorlar. Özel hastanelerden özel hastane beğen de ne demek? Hastanede doğuruyorsun ya buna şükret halindeler bizim bir üst versiyonlar …)

Ama yine de kaldığım cümleye geri dönüyorum:

“Geçmiş kuşaklara oranla günümüz annelerinin işi çok daha zor…” diyor,

Çünküüüüüüüü

“Bugünün annelerinin çoğu okul yılları boyunca ailelerinden okumaları ve güzel işlere sahip olmaları gerektiğini duyarak büyüdüler….”

“Hayır” diyen ?

Yok mu? (Ben de öyle tahmin etmiştim..)

…..

Araları atlıyorum, yukarda yazıyor zaten…

Son cümle hani dedirtir ya bazı okuduklarınız“ Ben bunu hep düşünmüştüm zaten,” o türden:

"Sonuçta iyi eğitimli ama evkadını ve anne olan bir çok kadın çıktı ortaya…"

(buradaki “ama” vurgulamasına biraz bozulmakla beraber itiraf ediyorum ki o işte sonradan pıtrak pıtrak çıkan şeyler var ya, işte onlardan biri de benim..)

Annem bana hep dermiş ki,
“kızım ne kadar okusan da diploman mutfak duvarında asılı duracak,”….Bunu bana her uygun vakitte hatırlattığında ben hatırlarmış gibi yapar kafa sallarım…
Ama hatırlamam hiç…

Sanırım ben bu lafın üstünde pek durmamışım. Hani derler ya, kulak arkasına atmışım….

YA da sanmışım ki, benim ki orada durmayacak (durmuyor zaten,- ay kim böyle bir görmemişlik yapar?- Mecazi anlamda şüphesiz)

Annem beni sofra kurmaya çağırdığında, ben odamda kitaplarımın arasına gömülmüşken, babam dermiş ki, “bırak, ben kurarım, o ders çalışsın…”

Ben sanmışım ki hayat da babam gibi ayrıcalıklar tanıyacak bana….

Oysa hayat bazen sevmiyor babacan davranmayı…YA da korumacı bir baba olmak istemiyor…Deneye yaşaya öğrensin diyor…

YA da hayat biliyor benim için şu an en iyisi ne, ben bilmiyorum…

Baksanıza birinci kutuya..İkinci kutudan daha parlak bir tablo çizdiği söylenemez. O halde geçen gün Televizyonda çok çok ödülü değil de yalnızca çok ödülü kazanan yarışmacıya Halit Ergenç'in dediği gibi:

"Sizin olan her zaman en iyidir...."
(benim ki İkinci kutu :))


NOt: Kutucuklardaki yazıları psikolog Seçil Çelik'ten aldım.Posted by Picasa

4 comments:

Bunalgül said...

Binnurcum dertlerimi destin kaleminin ucuyla (kalem,bilgisayar ortamina yakismadi ama idare et )..ben de bu konuda cok düsündüm..hangisi en güzeli..en dogrusu..ve yasadim, hayat bana gösterdi dogrusunu..Esimin isi nedeniyle ülke degistirdim, is aradim vermediler ,bu arayi bir cocukla süsleyeyim dedimmmm...ama anladim ki ben calismadan evde durmaktan mutlu olamiyomusum..ve enerjimin hepsini bebegime veriyorum bana ve esime bisey kalmiyor..yani ben mutsuz olunca yanimda yamacimdakileri mutlu etmeme imkan yok..Türkiyeye döndügümde ,calisicam ..Cocugundan uzak oldugu icin vicdan azabi ceken, AMA daha mutlu bir anne olacam..ve cocugumu daha mutlu edecegim....yani umarim...sevgiler..Harika yaziyosun bu arada..

Mutfak Robotu said...

Günümüz annelerinin işini bir önceki versiyonlara göre daha zor kılan başka sebeplerde var bana kalırsa.
Yaşam standardının düşmesi. Bu doğum yaptıktan sonra işine devam etme imkanı bulamayan ama sonradan arayıp da hiç iş bulamayanların katlanması gereken bir durum.
Çocuk psikolojisi diye bir nanenin çıkması ve çocukların "bir birey!" olarak yetiştirilme telalı. Ama sonuç: kendini çok büyük gören, doyumsuz, her eşyi ben bilirimci bir topluluk geliyor arkamızdan !

Binnur Akhun Önen said...

Sevgili Bunalgül :)
Ben de senin sayfanı ziyaret ettim az önce. VE ziyaretlere devam edecegim.

Bu sayfalar dertleşmek ve yalnız olmadıgını hissetmek adına gercekten cok iyi oldu (bloglar deryası)

Demişsinki vicdan azabı duyan ama mutlu bir anne olacagım. BU saptamaya daha ne denir ki?
:)
GAliba ben de öyle olacam bir-iki yıla kadar.
Bak gordun mu yalnız degilsin işte...

Binnur Akhun Önen said...

Robotcugum :)

İnanılmaz dogru yazmıssın...

uzerine tek kelime edemem. Ama beni esinledin inan baba. Bu tür bir konu uzerine yazı gelebilir yakında :)