25.11.07

Go Ask Alice!!!


80lerin gelmesi ile Jefferson Airplane’likten Jefferson Starship’e dönüşerek 60lardaki büyüsünü kaybeden, geçerli adına işte tam bu sebepten dolayı bir türlü karar vermediğim grubun bir şarkısının başlangıcı şöyledir:

One pill makes you larger, and one pill makes you small And the ones that mother gives you, don't do anything at all…

Aslında grup “Harikalar” mı yoksa “Kabuslar Diyarı” mı olduğu pek de belli olamayan müphem yerlerde dolaşan Alice hakkında bir kızdan bahsetmektedir (en azından şarkının girişinde). Zavallı Alice’in dertleri elbette ki dolaştığı yerlerin belirsizliği ile sınırlı değildir. Alice yeme içme maksadı ile elini neye atsa karın tokluğuna yaşamanın bedelini oldukça ağır ödemektedir. Kah 3 metrelik bir ucubeye kah 52 destesine yem olacak bir cüceye dönmektedir.
İşin kötüsü kendine hayran veya bıkkın bakmakla kalınamayacak aynalar vardır sözkonusu bu dünyada. Bu aynalar adamı içine alırlar ve baktığına bakacağına pişman ederler. Kendinizi şöyle derken bulabilirsiniz o anda mesela “bu nereye gittiği belirsiz tünele düşmektense kendimi makyajsız görmeyi tercih ederdim!”
Artık bulunduğun dünyanın bir harikalar dünyası olduğunu düşünerek bizzat kendini “züğürt”,
yapmakta olduğun eylemi de
“teselli” ye dönüştürmekten başka çare yoktur..

Fakat tüm bunların da hiçbir önemi yoktur. En azından adınız Alice olmadığı sürece.

Kuvvetle muhtemel ki bu yazıyı şu anda okuyanlardan hiçbirinin adı Alice değil, ancak kuvvetle muhtemel ki bu yazıyı şu anda okuyanların önemli ya da önemsiz bir kısmı anne… Bu annelerin bir kısmının ise evlatları yine muhtemel ki tam şu an 3 yaş civarı ve yine bu annelerin bir kısmı çocuklarını bu sene kreşe verdi ve gerisini ne siz sorun (ama ben illa ki söyleyeyim) bu anneler orta kulak iltihabı diye bir kavramla tanıştılar…

Bunlardan canları her istediğinde ellerini internet deryasına daldıranlar, ya da meslek hanesinde doktor yazanlar Ata’nın güzel bir özdeyişine atfen şöyle diyorlar zaman zaman: “Ben östakinin uzun ve yatay olanını severim (ama bunun için biraz beklemem lazım)”.
Anlayan anladı. Evlat ne kadar ufaksa (daha evel de bir kac kez hayrına açıkladığım gibi) kulak ile burun arasındaki östaki o kadar kısa ve dik. E bu da tıkanık burun (tanrı korusun ama) birkaç gün içinde iltihaplı bir ortakulak demektir olacak.

Sonrası mı?
Sonrası doktor- eczane ve evdeki her gecen gün semiren ecza dolabı şeytan üçgeni arasında mekik dokuyan anne.
Her şey bir yana Jefferson’un (daha uçakken) söylediği gibi (solist kadın ama olsun)
Bir hap seni daha geniş, Bir hap ise daha küçük (yapıyor)
Ama annenin verdikleri hiçbir şey yapmıyor…

E ohalde go ask Alice, when she's ten feet tall…


Henüz 3 metrelik bir Alice bulamasam da yukarıda bahsettiğim şeytan üçgeni turlamalarımdan birinde bir doktor buldum Jefferson’un hükmünü kaldırdı şüphesiz..

İlaç adı önermek olmaz şimdi burada, ama dedi ki A iyi gelmiyorsa C verelim biz buna.

Aldım C’yi dayadım benim eli kulağında maymuna… Aman tanrım o da ne? Senin ki yine başladı mı düz duvara tırmanmaya…
İşi öğrendim tabi.
Sonra bir gun yine bir nezle. Sonra bir gün yine sol elin işaret parmağı sol kulak içinde. Öncesinde gezdiğim tüm özel hastanelere ve özel doktorlara bu kez sırtımı döndüm. İstikamet sağlık ocağı.

-Doktor hanım kusura bakmazsanız bir şey dicem. A iyi gelmiyor da bu kıza C iyi geliyor.
-Hmm o halde onun etken maddesini içeren şunu verelim ona.

Jefferson kusura bakma
Bundan böyle şarkı şöyle:

Bir hap seni daha geniş, Bir hap ise daha küçük (yapıyor) --muhtemel ucube rejim ilaçları olsa gerek bunlar-
Ve annenin verdikleri ise kulağımın ağrısını kesiyor.
Git Alice’e söyle o bunun üzerinde kitap yazıyor….

2 comments:

Pandora & Venticello said...

Acayip eğlenceli bir yazı olmuş bu, çok sevdim :) Ayrıca, kıza iyi gelen bir şeyleri de keşfettiğin için çok sevindim :)

Demli çay said...

Canım ya geçmiş olsun prensese. Özdeyişi çok sevdim :) Ben de çok çekiyorum kulaklarımdan, OTIT olmasa da bir tür genetik yatkınlık nedeniyle zaman zaman duymam öok kötü oluyor, ağır işitiyor konuşmaları ayırt edemiyorum. iki gündür çok rahatsızdım. dün zırıl zırıl ağladım. Sonra muayenede anlaşıldı ki bu sefer sorun kulak kiriymiş. Şimdi gliserinli bir damla verdiler, bir kaç gün sonra temizleteceğim. Damlayı bir damlatıyorum, sonra duymam tamamen gidiyor :( Sabır ya sabır