25.1.08

Özetle : Hayat biberdir ....

Hayalkırıklığı kelimesinin tek bir anlamı olduğunu onun da karşılık verilmemiş aşklarla alakalı karışık duygulara tekabül ettiğini sandığımız ilk gençlik yıllarında bir hayalimiz vardı…

Üniversiteden birkaç kafa kız arkadaşımızla evlenmeyecek, birlikte bir eve çıkacaktık. Henüz bir annenin, bir babanın kanatlarının ne kadar da geniş olabileceğini idrak edemediğimiz zamanlardı. Çünkü onların kanatları ufka kadardı ve biz heryeri kaplayan bu nimeti hissetmez olmuştuk, tıpkı soluduğumuz oksijen gibi.

O günlerde annemin dudakları arasından bir cümle döküldü. Hayat denen benzersiz tecrübenin ne kadar da zorlu olduğunu henüz bilmesem de bu sözle biraz olsun hissettim. Ötesi hayatım boyunca ne zaman bir kalıp peynir alacak olsam annemin sesini kulaklarımda hissettim- ve hissedecektim artık.

Tek cümle ile hayat dersi böyle bir şey olsa gerek. Annem bana sadece ve sadece şöyle demişti:
“Bir kalıp peynirin kaç lira olduğunu biliyor musun sen?”

Bilmiyordum. Ama peynir deyip geçtiğim, kahvaltı sofrasında küçük ama bir “illaki” detayı olarak gördüğüm beyazlığın o güne kadar farketmediğim cüssesinden ödüm koptu. Çünkü o bir ananın evladına hayat yolunda işlerin o kadar da kolay olamayacağını anlatmak adına kira kontratoları, aydınlanmaya- ısınmaya- yıkanmaya- uzaklardaki birileri ile konuşmaya, budolabını dolduracak tüm nesnelere sahip olmaya ve onları pişirmeye ve dahi giyinip kuşanmaya vs. vs . vs. yetecek kadar kazanmanın o kadar da kolay olmadığını anlatabilmek adına görevlendirilmiş bir neferdi ve görevini çok iyi yerine getirdi.

Bugün.
Bir dostun paprika sosu ve ezine peyniri ikilisi ile mükemmelleşmiş tostlara övgüsü üzerine, ve elbette haftalık alışverişin gerektirdiği kalemlerden biri olarak peynir reyonu önündeyim.

Orta halli bir kalıp ezine 8 küsür YTL anne.

Ve bu, hayat denen tostun sadece bir kısmı….Daha sırada paprika sos var ki o, geride kalan tüm detayların varsayalım bir özeti…. Bir çokları için lüx tüketim malları kategorisinde: tıpkı ve nerdeyse yaşamak gibi…..

1 comment:

Anonymous said...

yazı hakkında birşey demeden geçmek çok büyük bir haksızlık olacaktı

çok beyendim hemde çok
:)